06.05.2026
CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, 4 Mayıs itibarıyla yeni bir siyasi sürecin başladığını belirterek, "Mücadeleye devam, yılmadan koşturacağız. Cumhuriyet Halk Partisi, Kuvayımilliye geleneğinden gelen bir parti; çok badireler atlattı, bunu da atlatacak. Biz meseleyi Ali, Veli meselesi olarak değil, memleket meselesi olarak görüyoruz" dedi.
CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, İzmir'de Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay'ı ziyaret etti. Ziyarete, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Güzelbahçe İlçe Başkanı Devrim Seyrek ile il ve ilçe yöneticileri de katıldı.
İktidar 31 Mart'ın hazımsızlığını yaşıyor
Türkiye’de 4 Mayıs itibarıyla yeni bir siyasi sürecin başladığını belirten Bulut, şunları kaydetti:
"Aslında biz değişim kurultayından bu yana seçim çalışması yapıyoruz. Hemen arkasında yapılan yerel seçimlerde keza bakışımızı, siyasetimizi ifade etmiş olduk. 31 Mart yerel seçimlerinde sandıkta bir Türkiye İttifakı gerçekleşti. İzmir’de olduğu gibi Türkiye’nin dört bir yanında bu siyasi bakışa, bu siyasi anlayışa vatandaş da destek verdi, katkı verdi; belediye sayımız arttı. Toplumun yüzde 65'ine hitap eden bir yönetim ağı oluşturduk Cumhuriyet Halk Partisi belediyeleri olarak. Ama biz o gün genel başkanımızın ifade ettiği gibi bu seçim sonucunu bir zafer, bir galibiyet olmaktan daha ziyade bunun bir sorumluluk olduğunu söyledik. O sorumlulukla bundan sonra davranacağımızı ifade ettik. Genel Başkanımız, o sorumluluğun ifadesi olarak bayramda tüm parti liderlerini arayacağını ifade etti. Çünkü birinci parti olmanın anlamı odur. O tarihten sonra yine hatırlarsınız, Türkiye İttifakı’na uygun bir şekilde Türkiye’nin özlemi olan toplumların ayrışması yerine birleşmesini, kucaklaşmasını, hele hele bugün çok daha net gördüğümüz ülke dışındaki o gergin ortamın son bulması açısından da bizim ülkemize yansıması, aslında bugünkü moda deyimiyle iç cepheyi güçlendirmek anlamında da herkese el uzattık. İşte o günkü tanımıyla normalleşme denilen olguyu oturtmaya çalıştık. Bugün 'iç cepheyi güçlendirelim' dediğiniz şey aslında bir normalleşme. Normalleşmeden kasıt ne? Anormalliklerin normalleştiği bir dönemde normali hatırlamak. O da bu ülkede yaşayan tüm toplumun birbirine bağlı bir çimento olduğunu tekrar hatırlatmak. Çünkü iktidar 22 yıllık dönemi boyunca hep kutuplaşmadan faydalandı, toplumu ayrıştırdı. O ayrıştırma üzerinden bir seçim çalışması yaptı. Nasıl olursa muhafazakâr kesimi yüzde 60'ı buluyor, 'Ben o yüzde 60'lık kitleye sesleneyim' diye ifade etti. 31 Mart seçimleri o kutuplaşmanın son bulduğu gündür asıl itibarıyla. Ama iktidar bunun hazımsızlığını yaşadı. Çok kısa bir süre sonra Türkiye’de siyasi tarih açısından bakıldığında benzerliklerin olduğu dönemler oldu. Ergenekon, Balyoz dönemleri gibi, diğer darbe dönemlerini hatırlatan olaylar yaşandı."
"Vatandaş bu işin hukuki değil, siyasi olduğunu görüyor"
İktidarın belediyelere yönelik operasyonlarının hem siyasi hem ekonomik sonuçları olduğunu belirten Bulut, şöyle devam etti:
"19 Mart darbesi sadece Türkiye’de siyasi tarih açısından değil, ekonomik açıdan da büyük bir darbe vurdu ülkeye. Bugün gelir adaletsizliğinin en önemli sebeplerinden biri o, hazine boşaltıldı. Ve maalesef bu olaylar devam ediyor. Artık kadın ve gençlik kolları gibi, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin bir de yargı kolu var. Siyasette anlatamadıkları, yarışa giremedikleri, ülkeyi yönetemediklerini izah edemedikleri için işi devletin olanaklarını kullanarak, yargıyı kullanarak herkesin eşit bir şekilde ihtiyacı olan yargıyı kendi iktidarının devamı olarak kullanmaya başladılar ve o operasyonlar her gün alabildiğine gidiyor. Bugün sabah Ankara İl Başkanımızı ziyaret ettim. Ardından önceki dönem İzmir İl Başkanı'nı ziyaret ettim. İşte kooperatif davası… Bu ülkede kooperatif meselesine ilişkin elbette hukuki itirazlar olmuştur, mahkemeye gidilmiştir ama hiç böylesi, daha iddianame düzenlenmeden maddi bir meseleden kaynaklı cezaevine atılanlar olmamıştır. Siyasi tarih açısından bakıldığında böyle bir örnek yok. İki tane il başkanımız şu anda cezaevinde. Genel Başkanımızın açıklama yaptığı gibi, butlan meselesinde olduğu gibi, kim konuşacaksa, kim ne delil sunacaksa sunsunlar. Bu konuda hiç kimsenin bir endişesi yok. Cumhuriyet Halk Partisi'nin İzmir’deki, Antalya’daki, İstanbul’daki, Adana’daki kadrolarının hiçbirinin bir endişesi yok. Bir suçlu varsa bu elbette ayıklansın, denetlensin. Ama burada iktidarı devam ettirmek adına bir itibar suikastı ve ardından Cumhuriyet Halk Partisi’ni, son seçimlerde birinci olmuş kurucu partiyi inanılmaz itibarsızlaştırmaya çalışan bir sürecin içindeler. Bununla seçimlere gitmek istiyorlar. Hedefleri o. Toplum nazarında bu işin hukuki olmadığı, bu işin siyasi olduğu da oran olarak yüzde 60'ların üzerine gelmiş durumda. Vatandaş bu işin hukuki değil, siyasi olduğunu görüyor."
"CHP iktidarında neler yapılacağını anlatılacak"
Bulut, parti programının hükümet programına dönüştürülmesi sürecine de değinerek şu ifadeleri kullandı:
"Ama bir taraftan da tüm bu mücadele devam ederken bizim vatandaşa önümüzdeki seçimlerde bu ülkeyi nasıl yöneteceğimizi de anlatmamız gerekiyor. İşte 4 Mayıs’ın aslında esprisi de odur. Genel Başkanımızın yeni bir sayfa açmasındaki amaç da odur. Biz son kurultayda parti programını yaptık. Parti programımızı kurullarımızla, örgütümüzle, Türkiye’de var olan derneklerle, meslek odalarıyla yazdık, çizdik; kurultayda da onun onayını aldık. Şimdi onun hükümet programına evrilmesi gerekiyor. Hükümet programına evrilme safhasının ilkini gerçekleştiriyoruz. Biz parti programında var olanları Cumhurbaşkanı Aday Ofisi'ndeki kurul heyetimizle birlikte vatandaşlara anlatacağız. O anlatmamızın üzerine eksik bir şeyler varsa tamamlanacak. Seçimlere altı ay kala bunu artık bir hükümet programına evireceğiz. Bir tarafıyla parti mücadeleye devam ediyor. Zamanın çoğunu cezaevinde, mahkemelerde, adliye koridorlarında geçiriyor, mitingler düzenliyoruz. Ama diğer tarafta da Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi, parti programıyla vatandaşlara gelecek dönemde Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında neler yapılacağını anlatacak. Belediyelerimiz hizmete devam edecek. Örgütümüz de kapı kapı hem seçim çalışmasını, hem vatandaşla diyaloğunu, hem de Cumhurbaşkanlığı aday ofisinin o hükümet programını anlatacak. Biz böyle bir sürecin içerisindeyiz."
"CHP çok badireler atlattı, bunu da atlatacak"
Bulut, konuşmasının sonunda CHP'nin mücadele kararlılığına vurgu yaparak değerlendirmelerini şu sözlerle tamamladı:
"Mücadeleye devam, yılmadan koşturacağız. Cumhuriyet Halk Partisi, Kuvayımilliye geleneğinden gelen bir parti; çok badireler atlattı, bunu da atlatacak. Biz meseleyi Ali, Veli meselesi olarak değil, memleket meselesi olarak görüyoruz. Cezaevindeki arkadaşlarımız da bu sürecin mağdurları. Dün Denizlerin anıldığı gündü. Her dönemin zulmedenleri unutulmuş ama mağdur edilenleri kalmıştır. Herkes çocuğunun ismini Deniz koymuştur ama onu asanların ya da onun asılması için el kaldıranların ismini hiç kimse kendi çocuğuna ad olarak vermemiştir. Bu süreç de öyle bir süreç. Bu dönemde mağdur olanlar, cezaevine atılanlar, sıkıntı çekenlerin hepsi, tarih yeri ve zamanı geldiğinde onların kahramanlıklarını anacaktır. Sanırım son dönemde de gelecek tarihte en çok konuşulacak kişi de Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel olacaktır. Onun mücadelesine, onun koşturmasına yetişebilirsek ne mutlu bize."
25.11.2023
20.09.2023
29.07.2023
21.07.2023
26.05.2023
03.04.2023
08.03.2023