02.11.2026
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Müslim Sarı:
- “Fevzi Başkanımızın emanetini korumak ve halkın iradesine sahip çıkmak üzere buradayız.”
- “Burdur Cezaevi'nde tecrit koşullarında tutulan Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz'un morali yüksek; dosyasında tutuklanmasını gerektirecek hiçbir maddi delil yoktur.”
- “Belediyelere yönelik operasyonların amacı fon yolsuzluğunu örtmektir; Borsa İstanbul ve SPK Başkanlarının gözaltına alınması muhalefetin ısrarlı mücadelesiyle sağlanmıştır.”
- “Fon skandalının siyasi ayakları ortaya çıkarılmalıdır; bu süreç örgütlü suç kapsamında değerlendirilmeli ve kamu kaynağı kullanılmadan çözülmelidir.”
- “DEM Parti’nin meclis grubu kararına saygı duyuyoruz; Atatürk’ün partisinin kurumsal kimliğini kimseye ezdirmeyiz.”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Müslim Sarı, CHP Milas İlçe Başkanlığı’nda gündeme ve yarın yapılacak Milas Belediye Başkan Vekilliği seçimine ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada Müslim Sarı’ya, Isparta İl Başkanı, Muğla il ve ilçe yöneticileri, belediye başkanları ile parti mensupları eşlik etti.
Tutuklu bulunan Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz’un hukuki durumundan belediyelere yönelik operasyonlara, fon skandalının idari ve siyasi boyutlarından DEM Parti’nin belediye meclis kararlarına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulunan Müslim Sarı, tüm Milas halkını yarın saat 14.00’te yapılacak belediye başkan vekilliği seçimi için belediye binası önüne çağırdı.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Müslim Sarı’nın açıklamaları şöyle:
Teşekkür ederim. Sayın il başkanım, belediye başkanım... Bu arada yanımızda bize dayanışma duygularını ifade etmek üzere gelmiş komşu sayılır —tam komşu musunuz bilmiyorum Isparta'yla ama— Isparta İl Başkanımız da burada. Kendisine de saygılarımızı, selamlarımızı iletiyoruz. Bizimle dayanışma içinde burada bulunuyorlar. Sayın belediye başkanlarım, Cumhuriyet Halk Partisi'nin yerel yöneticileri, belediye meclis üyelerim, Cumhuriyet Halk Partisi'nin ilçe yönetim kurulu üyeleri ve sevgili Milaslılar; hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.
Tabii Milas çok tarihi bir yer. Binlerce yıllık tarihi olan bir ilçe, bir kent. Nüfusu 170 binin üzerinde bir tarım şehri ama aynı zamanda turizm potansiyeli olan bir şehir. Cumhuriyet Halk Partisi de bu şehirle çok yakından ilgileniyor. Buraya geliş nedenimiz tatsız. Biz birçok kereler Milas'a geldik. Burada dostlarımız, arkadaşlarımız var, ilişkilerimiz var ama bu sefer tatsız bir sebepten geldik.
Bildiğiniz üzere Milas Belediye Başkanımız Fevzi Topuz, 20 Ekim tarihinden beri önce gözaltına alındı, sonra da tutuklanarak Milas halkına hizmet etmekten azade kılınmış durumda. Biz, bildiğiniz üzere bu tutukluluk süreci sonrasında yarın saat 14.00'te bir seçim gerçekleştirileceğini biliyoruz. Belediye başkan vekilliği seçimi ve belediye başkan vekilliği seçimini yönetmek üzere buraya gelmiş bulunuyoruz. Fevzi Başkan'ın emanetini yeniden Fevzi Başkan gelene kadar —ki kısa bir süre sonra geleceğini, yeniden aramızda olacağını düşünüyoruz, buna inanıyoruz— ama o emaneti emin ellere teslim etmek üzere, Cumhuriyet Halk Partisi tarafından seçilmiş bir belediye başkanının, yani halkın iradesinin Cumhuriyet Halk Partisi'nden yana tecelli etmişken bu iradeye sahip çıkmak ve yeniden bu emaneti Cumhuriyet Halk Partililere vermek amacıyla burada bulunuyoruz.
“FEVZİ BAŞKAN TECRİT KOŞULLARINDA AMA MORALİ YÜKSEK; DOSYADA SOMUT DELİL YOK”
Buraya gelmeden önce avukatlarımız belediye başkanımızı ziyaret ettiler. Belediye başkanımız bildiğiniz üzere Burdur'da bulunuyor. Buraya oldukça uzak, en az 300 km mesafede bir cezaevinde tutuluyor. Dolayısıyla tecrit koşullarında tutuluyor. Sevkin özellikle hafta sonuna denk getirilmiş olması, iki gün boyunca ihtiyaçlarını karşılayamadığı bir ortamı yarattı kendisine. Ancak morali iyi, umudu yüksek. Hepinize tek tek selam gönderdi. Bütün Milaslılara, belediye başkanımız kendisinden emin, sizin boynunuzu öne eğecek hiçbir şey yapmadığını açık yüreklilikle söylüyor. Son derece rahat, kendisinden emin, umutlu. Kısa bir süre sonra biz belediye başkanımızın yeniden aramızda olacağını düşünüyoruz.
Dosyada tabii gizlilik kararı var, her şeyi görmek, incelemek mümkün değil. Ancak ifadelere baktığımızda, bugüne kadar gerçekleşen adli süreçleri incelediğimizde belediye başkanımızın tutuklu olmasını gerektirecek herhangi bir maddi delilin olmadığını görüyoruz. Dolayısıyla Türkiye'de tutukluluğun giderek bir cezalandırma yöntemi haline dönüştüğü bir zeminde ve zamanda bu tutukluluk işleminin herhangi bir yasal dayanağının, karşılığının, maddi delilinin olmadığını bugünden söyleyebilirim.
Ancak bu işlem gerçekleşti. Ben iddianameden önce —ki iddianame biliyorsunuz Türkiye'de uzun zamanlar alıyor; 6 ay, 8 ay— ama iddianameden önce yapılan tutukluluk değerlendirmeleri sonrasında bu tutukluluk sürecinin de sona erdirileceğini, belediye başkanımızın önce ev hapsine çıkacağını, ardından da göreve iade edileceğini ve bu sürecin çok uzamayacağını düşünüyoruz.
Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu süreci yakından takip ediyoruz. Biz kimsenin yargılamadan azade tutulmasını istemiyoruz. Elbette herkes yargılanabilir, kamu görevlileri de yargılanabilir, bizler de yargılanabiliriz, herkes yargılanabilir. Ancak tutuklulukla ilgili hukuki süreçler, maddi deliller ve dayanaklar mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Tutukluluk esas olmamalıdır, tutukluluk istisnai olarak uygulanabilecek bir yöntemdir. Türkiye'nin birçok yerinde fon mağdurlarının... Biliyorsunuz bir fon yolsuzluğu var, yüzyılın, asrın yolsuzluğu. Bu yolsuzlukta bile siyasi ayaklar, kurumsal ayaklar yeterince ortaya çıkartılmamışken, insanlar tutuksuz yargılanıyorken, belediyede halkına hizmet etmek üzere halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarının en azından tutuksuz yargılanmasının sağlanmasının bir hukuki asgari gereklilik olduğuna inanıyoruz.
“BELEDİYELERE DÖNÜK OPERASYONLAR FON SKANDALINI ÖRTME ÇABASIDIR”
Biliyorsunuz bu süreç, Cumhuriyet Halk Partili belediyelere dönük bu süreç son zamanlarda yoğun bir şekilde devam ediyor. Biz buradan, buraya gelmezden önce biliyorsunuz Adana'nın Çukurova Belediyesi'nde de bir belediye başkan vekili seçimi gerçekleştirdik. Orada da Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanının —her ne kadar yeni partiye gitmiş olsa bile halkın iradesiyle seçilmiş, Cumhuriyet Halk Partisi'nin iradesiyle seçilmiş bir belediye başkanının— Cumhuriyet Halk Partisi'nin kapsayıcılığı ve kucaklayıcılığı çerçevesinde yeniden Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkan vekili emanetine bırakıldığını gördük. Burada da aynı şey olacak.
Biz bu süreci yürütürken, bu belediye başkan vekilliği seçimleri ile ilgili çalışmalarımızı yürütürken aynı zamanda belediye meclis üyelerimizle ve örgüt yöneticilerimizle de toplantılar yapıyoruz. Buraya gelmezden önce önce Uşak'ta, sonra Denizli'de, peşinden de Aydın'da bu çalışmalarımızı gerçekleştirdik. Dün de Muğla ilimizde bütün ilçe yöneticilerimiz, ilçe başkanlarımız, il yöneticilerimiz, kadın kollarımız, gençlik kollarımız ve Muğla genelindeki bütün belediye meclis üyelerimizle bir araya gelip hem bu süreci değerlendirdik hem önümüzdeki süreçte Cumhuriyet Halk Partisi'nin yerel yönetim anlayışını, misyonunu, çerçevesini ele alma ve değerlendirme fırsatımız oldu. Merkezefendi'de de kısa bir süre sonra bir seçim yapılacak. Henüz tarih belli değil. Şu an itibarıyla daha başkanın görevden uzaklaştırıldığı seçim tarihinin belirlenmediğini ben biliyorum. Ama cuma günü ya da önümüzdeki pazartesi günü burada da bir seçim yapılacak ve buradaki seçimde de yine Cumhuriyet Halk Partili ve yeni Partili arkadaşlarımız birlikte hareket ederek burada AKP'ye bu belediyeyi kaptırmayacaklar. Bunun için de sonuna kadar mücadele edecekler.
Şimdi son dönemlerde belediyelerimize yönelik bu süreçlerin hızlanmasının altında yatan en büyük nedenlerden biri, hepimizin bildiği üzere fon skandalının üstünü örtmektir, gölgelemektir. Bu tesadüfi değildir. Son bir aya baktığınız zaman en az 15 tane belediyemize operasyon yapıldığını görüyoruz. Bunların bir kısmı CHP'li belediye, bir kısmı yeni partili belediye ama bunların hepsi muhalefetin belediyeleri. Dolayısıyla fon yolsuzluğu hızlı bir biçimde AKP'li ailelere, bakanlara, bakanların çocuklarına, genel başkan yardımcılarına doğru gittiği bir yerde ve zeminde bunun üstünü örtebilmek üzere bu operasyonların hızlandığını görüyoruz.
“FON VURGUNUNUN SİYASİ AYAKLARI ORTAYA ÇIKARILMALI, ÖRGÜTLÜ SUÇ KAPSAMINDA YARGILANMALIDIR”
Bakınız, fon yolsuzluğunun üstünü örtemezsiniz! Belediye operasyonlarıyla bunun etkisini azaltamazsınız! Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu süreci sonuna kadar takip ediyoruz. Fon yolsuzluğunu sadece manipülasyon yaptığı iddia edilen kişilere dönük onları kovuşturarak, onların mallarına el koyarak, sadece onunla sınırlandırarak çözemezsiniz. Meselenin iki tane daha boyutu vardır:
1. Kurumsal Ayak: Bunlardan biri bunlara göz yuman kurumlardır. Bunlara göz yuman, yok sayan kurumlardır. Biz bu kurumların temsilcilerinin de başkanlarının da yargılanmaları gerektiğini, sonuna kadar üzerine gidilmesi gerektiğini söyledik. Önce bunu yok saydılar, önce üzerini örtmeye çalıştılar. Ama muhalefetin ısrarcı talepleri sonrasında bu kurum başkanlarının da artık gözaltına alındığını ve görevden alındığını gördük. Bu muhalefetin baskısıyla oldu. Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı, Borsa İstanbul Başkanı görevden alındı, uzaklaştırıldı, gözaltına alındı ve onlarla ilgili hukuki süreçler başlıyor. Bu yetmez! Başka kurumlar da var bu işin içinde; Takasbank'tan başlayan ve devam eden. En az 5-6 tane kurumun daha bu göz yumma işinin içinde olduğunu biz değerlendiriyoruz.
2. Siyasi Ayak: Bu da yetmez, bu işin siyasi ayaklarının ortaya çıkartılması lazım. Şimdi bir ülkede Hazine ve Maliye Bakanı bundan 11 ay önce kalkıp buralarda 'manipülasyon var' deyip bekleyemez! Burada manipülasyon varsa gereğini yerine getirmek zorundadır. Hazine ve Maliye Bakanı gereğini yerine getirmiyorsa istifa etmelidir! Gereğini yerine getiremiyorsa da istifa etmelidir. O zaman gereğini yerine getiremiyor olmasının arkasındaki güçler kimler? Bunların da ortaya çıkartılması gerekir. Dolayısıyla buranın arkasındaki siyasi motivasyon, bu kurumlara, bu kurum başkanlarına bu cesareti veren siyasi motivasyon, siyasi ayak neyse bu siyasi ayağın da ortaya çıkartılması ve yargılanması gerekir.
Bizim Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu konuda iki tane kırmızı çizgimiz var:
Örgütlü Suç Kapsamı: Birincisi, bu arkadaşlarımızın, bu kişilerin, bu manipülatörlerin, siyasi ayağın ve kurumsal ayağın mutlaka ve mutlaka örgütlü suçlar çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. Bunu bireysel bir suç olarak göremeyiz. Bireysel bir suç olarak görmek bu konuyu hafifletmektir. Bunu bir örgütlü suç kapsamında değerlendirmek gerekir. Biz bunun sonuna kadar takipçisi olduk ve sevinerek görüyoruz ki Borsa İstanbul Başkanı ile ilgili isnat edilen suçlarda bu işin bir örgütlü suç kapsamında değerlendirildiği iddiası var. Dolayısıyla bunu sevinerek değerlendiriyoruz. Ama unutmayın ki bu, Cumhuriyet Halk Partisi'nin ısrarcı talepleriyle olmuştur.
Kamu Kaynağı Kullanılmamalıdır: İkincisi, burada bu fonlar tasfiye edilirken asla ve kat’a kamu kaynağı kullanılmamalıdır. Sizin vergilerinizle, toplanmış paralarınızla bu fonlara, bu fon mağdurlarına ödemeler yapılmamalıdır! Bu işin arkasındaki siyasi sorumluların mal varlıklarına el konulmalıdır. Bu iş kapsamlı bir şekilde değerlendirilmelidir ve kamu kaynağı konulmadan çözülmelidir. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak da bunun sonuna kadar takipçisi olacağız.
Yarın yapılacak seçimlerin gereği gibi olgun bir biçimde, iş birliği içinde, dayanışma içinde ve mümkünse muhalefet güçlerinin tek aday çıkartarak ve Fevzi Başkan'ın emanetine uygun bir biçimde onun talepleri doğrultusunda oluşmasını temenni ediyoruz. Bunun için çaba harcayacağız. Biz yarın bir belediye başkanı seçmeyeceğiz, biz yarın bir vekil seçeceğiz. Emaneti dalgalandıracak, götürecek olan arkadaşımızı seçeceğiz. Dolayısıyla Fevzi Başkan'ın emanetine uygun, onun iradesine uygun, onu hakkıyla, layıkıyla temsil edecek bir Milaslı belediye meclis üyemize bu görevi vereceğiz. Biz de Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Genel Merkez olarak hem bu süreci yöneteceğiz hem bu sürecin takipçisi olacağız. Buranın da kolektif bir akılla hep birlikte yönetilmesini sağlayacağız.
Yarınki seçimler için buradayız. Ben Cumhuriyet Halk Partisi Parti Sözcüsü olarak, aynı zamanda yerel yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak bu sürecin mümkün olduğu kadar suhuletli biçimde yönetilmesi için elimden gelen her türlü çabayı, katkıyı ve desteği vermeye hazırım. Bütün Milaslılar da öyle. Yarın saat 14.00'te başlayacak seçime bütün Milaslıların kendi iradelerine sahip çıkmak üzere burada yer almasını, bulunmasını bekliyorum ve aracılığınızla bütün Milaslılara çağrı yapıyorum: Bütün Milaslılar yarın saat 14.00'ten itibaren belediyenin önünde olsunlar diyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Soru: Sayın Başkan, benim sorum DEM Parti ile ilgili olacak. Geçtiğimiz saatlerde bir açıklama yaptılar, kent uzlaşması ile birlikte seçilen meclis üyelerinin artık DEM Parti çatısı altında yer alacağını duyurdular. Bu konudaki yorumlarınız neler olacaktır?
Müslim Sarı: Şimdi şöyle; DEM Parti'nin aldığı karara saygı duyuyoruz. Tabii ki kendi siyasal iradeleridir, kendi kararlarıdır. Kent uzlaşısı çerçevesinde Cumhuriyet Halk Partisi listelerinden seçilen belediye meclis üyelerinin artık kendi gruplarına gideceklerini ve kendilerinin hem Büyükşehir'de, İstanbul'da hem de ilçelerde grup kuracaklarına ilişkin siyasal değerlendirmeler yapmışlar. Bunlar kendi tercihleri.
Ancak o değerlendirmede şöyle de bir şey var, onu ben önemsiyorum: Her ne kadar kendi gruplarını kurmuş olsalar da kent uzlaşısının ruhuna uygun bir biçimde hareket edeceklerini de belirtmişler. Dolayısıyla burada hangi siyasal perspektif içinden seçilmişlerse —yani Cumhuriyet Halk Partisi'nin ve muhalefetin genel olarak muhalefetin bloku içinde— o iradenin içinde kalacaklarını, oylamalarda siyasal pozisyon almaları gerekirken de o zihniyetle hareket edeceklerini söylemişler. Dolayısıyla bu sevindiricidir. Siyasal tercihleri kendilerine aittir. Ama biz kent uzlaşısının ruhuna uygun biçimde bu belediyelerde ortaya çıkacak kararlarda birlikte hareket edebilmenin önemli olduğunu düşünüyoruz.
Bildiğiniz üzere İBB'de bu çok daha önemli hale geliyor. Çünkü İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde DEM'li arkadaşlarımız kendi gruplarını kurduklarında Cumhuriyet Halk Partili ve yeni Partili arkadaşlarımızın toplam sayısı Cumhur İttifakı'nın toplam sayısıyla neredeyse denk hale geliyor. Dolayısıyla DEM Parti'nin alacağı kararlar, belediye meclisi içinde ortaya çıkabilecek oylamalarda takınacakları tavırlar çok kritik bir hale geliyor; anahtar bir parti pozisyonuna, anahtar bir grup pozisyonuna geliyorlar. Ama ben DEM'li arkadaşlarımızın bu tarihsel sorumluluklarına uygun biçimde hareket edeceklerini düşünüyorum. Dolayısıyla grup kurmuş olsalar bile Cumhuriyet Halk Partisi ile birlikte hareket edeceklerdir diye değerlendiriyorum.
Ancak İstanbul'da çok özel bir çalışma yapmaya, İstanbul'a çok özel önem vermeye ihtiyaç var. Biz İstanbul'da ayrışmanın tarafı olmak istemedik hiçbir zaman, biliyorsunuz Cumhuriyet Halk Partisi olarak. Ama Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsal kimliğini de zedeleyecek iş ve eylemlere müsaade etmeyeceğimizi söyledik. Bu konuyla ilgili birtakım tavırlar takınan iki belediye meclis üyesini biliyorsunuz geçtiğimiz günlerde ihraç ettik. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak şu beklenti içindeyiz: Arkadaşlarımızın ayrışıp gitmesine gerek yok ama Cumhuriyet Halk Partisi'nin siyasal kimliği içinde mücadele edeceklerse de buna uygun hareket etsinler. Atatürk'ün partisini, Atatürk'ün partisinin kurumsal kimliğini hiç kimseye ezdirmeyiz biz.
Soru: Sayın Genel Başkan Yardımcısı, Milas Belediye Meclis dağılımına baktığımızda üç grubun da 10, 10, 10 gibi eşit sayıda bir dağılımı var. Yarın bu seçimden ne bekliyorsunuz?
Müslim Sarı: Biz her ne kadar 10, 10, 10 şeklinde bölünmüş, üç parçaya bölünmüş bir meclis grubu olsa da biz aslında yeni Partili arkadaşlarımızla birlikte kendimizi 20 olarak değerlendiriyoruz. Dolayısıyla yeni Partili arkadaşlarımızın da Fevzi Başkan'ın emanetine uygun hareket edeceğini değerlendiriyoruz. Bir aday çıkartmamalarını umuyoruz ve Fevzi Başkan'ın iradesi doğrultusunda hareket edeceklerini düşünüyoruz. Bir problem olmayacağını değerlendiriyoruz.
Soru: Keza aynı bir soruydu. Yeni Parti'nin dün yapmış olduğu açıklama var; 'Herhangi bir anlaşmamız yok, bizde de aday çıkabilir' diye.
Müslim Sarı: Kendi takdirleri ama çıkartmamalarının daha uygun olacağını düşünüyoruz. Fakat kendi takdirleri. Neticede burada bir yarış olmasını gerektirecek bir durum yok. Çünkü belediye başkanının masum olduğuna ilişkin ben AKP ve MHP grubunda da bir kanaat olduğunu biliyorum. Dolayısıyla bir problem olmayacağını değerlendiriyorum. Çok teşekkür ederiz arkadaşlar.
20.09.2023
29.07.2023
21.07.2023
26.05.2023
03.04.2023
08.03.2023
01.03.2023