Özgür Karabat: “Sahte Refah! Gelecek Nesiller Döviz Borcuna İpotek Ediliyor!”

24.01.2026

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamayla Türkiye ekonomisinin içine sürüklendiği borçlanma sarmalına dikkat çekti. Karabat, iktidarın yarattığı “sahte refahın” ağır bir döviz borcu ve faiz yüküyle finanse edildiğini belirterek, bunun gelecek nesiller için bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.

BORÇ PATLAMASI!

Karabat’ın paylaştığı verilere göre, merkezi yönetim borç stoku 2025 yılı sonunda faiz hariç 13,7 trilyon TL’ye ulaştı. Sadece bir yıl içindeki artışın 4,4 trilyon TL olduğunu ifade eden Karabat, bu tablonun kamu maliyesinde, açık bir borç patlaması anlamına geldiğini söyledi.

“BAŞKANLIK SİSTEMİYLE BORÇ 14 KATINA ÇIKTI”

2018’de başkanlık sistemine geçildiğinde 1 trilyon TL olan borç stokunun yedi yılda yaklaşık 14 kat arttığını hatırlatan Karabat, borcun her 18 ayda bir ikiye katlandığını belirtti. Bu hızın sürdürülebilir olmadığını vurgulayan Karabat, borçlanmanın artık bir tercih değil, alışkanlık haline geldiğini ifade etti.

“SORUN BORCUN ORANI DEĞİL, BORCUN YAPISI”

AKP’nin borcun milli gelire oranını öne çıkararak tabloyu hafifletmeye çalıştığını belirten Karabat, asıl sorunun borcun yapısında olduğunu dile getirdi. Devletin kendi parasıyla değil, döviz ve altın cinsinden borçlandığını vurgulayan Karabat, bunun kur ve faiz riskini kalıcı hale getirdiğini kaydetti.

DÖVİZ VE ALTIN BORÇLANMASI DERİNLEŞİYOR

İç borç stokunun dahi dolarizasyon sarmalına girdiğini belirten Karabat, dövizli borcun toplam Hazine borcu içindeki payının 2010’lu yıllarda yüzde 25 seviyelerindeyken 2021’de yüzde 65’i aştığını, bugün ise yüzde 55 civarında seyrettiğini aktardı. Oranlarda sınırlı bir düşüş olsa da miktarın azalmadığına ifade eden Karabat, 2025’te içeriden döviz ve altınla borçlanmanın 44 milyar doları aştığını vurguladı.

“KUR VE FAİZ FATURASI ORTADA”

2025’te Hazine kasasına giren net nakdin 2,5 trilyon TL olmasına rağmen borç stokunun 4,4 trilyon TL arttığını belirten Karabat, aradaki farkın kur ve faiz yükünden kaynaklandığını söyledi. Bu durumun kamu maliyesindeki kırılganlığı açıkça ortaya koyduğunu vurguladı.

“SAHTE REFAH, SUNİ SOLUNUMLA AYAKTA”

Borçlanmanın yatırıma, istihdama ve üretime dönüşmediğini ifade eden Karabat, tüketimle desteklenen bu modelin geçici bir canlılık yarattığını ancak derin bir kriz riskini de beraberinde getirdiğini söyledi. Ekonominin tasarruf, verimlilik, üretim ve gelir adaletiyle değil, borçla ayakta tutulmaya çalışıldığını belirten Karabat, “Bu canlılık gerçek değil, suni solunumdur. Yapılan şey, gelecek nesilleri döviz borcuna ipotek etmektir” ifadelerini kullandı.